ÖREN YERLERİ
Gordion - Polatlı/Yassıhöyük:
Frigya Krallığı'nın başkenti, ünlü Gordion şehrinin
kalıntıları; Ankara-Eskişehir karayolunun yakınında,
Sakarya (Sangarios) ve Porsuk nehirlerinin
birbirlerine yaklaştıkları yerde, Polatlı'nın 21 km.
kuzeybatısında, Ankara'dan 90 km. uzaklıkta,
Yassıhöyük köyündedir.
Gordion' un tarihi M.Ö. 3000 yılma (Eski Tunç Çağı)
kadar dayanmaktadır. Asur, Hitit (M.Ö. 1950 - M.Ö.
1180) ve Frigya (M.Ö. 900 -M.Ö.620) nın önemli bir
yerleşme yeri idi. Frigya Devletine başkentlik
yapmıştır. Gordios adlı (Frig başkenti kurucusu)
kralın adını almıştır. Kral Gordios tarafından
bağlanan ünlü düğüm, Büyük İskender tarafından M.Ö.
333 yılında kışı geçirdiği Gordion'da kesilmiştir.
Gordion'da, bu tarihten sonra Büyük İskender Dönemi
(M.Ö. 300-100) başlamış, sonra Roma Dönemi (M.Ö. 1.-
M.S.4. yy.), daha sonra Selçuklu (M.S.11.-13. yy.)
dönemi sürmüştür.
Roma Hamamı - Ankara/Merkez:
Ulus Meydanından Yıldırım Bayazıt Meydanına uzanan
Çankırı Caddesi üzerinde, caddeden 2.5 metreye kadar
yükseklikteki bir platform üzerinde bulunmaktadır.
Hamamın bulunduğu yüksek platformun höyük olduğu
bilinmektedir.
Hamam, Caracalla (M.S. 212-217) devrine tarihlenir.
Caracalla Hamamının Çankırı Caddesindeki girişi,
sütunlu bir revak kalıntısının çevrelediği geniş bir
alana, palaestraya yani bir güreş sahasına açılır.
Bu revaklı avlunun bir kenarında 32 sütun olmak
üzere bütün yüzünde 128 mermer sütun bulunmaktadır.
Hamam binaları paleastra kısmının hemen arkasında
yer alır. Bu yapılar ender rastlanan bir büyüklükte
olup, her zaman olduğu gibi Apoditerium (soyunma
kısmı), Frigidarium (soğukluk kısmı), Tepidarium (ılık
kısım) ve Caldarium (sıcak Kısım) bölümlerinden
oluşur.
Gavurkale Örenyeri - Ankara/Haymana:
Ankara'nın 60 kilometre güneybatısındadır. Yanında
akmakta olan Babayakup Deresinin tabanından 60 metre
yüksekte olan tepe, uzun süren bir yerleşmeye sahne
olmuştur. Tepeye buradaki eski yıkık duvarlar
nedeniyle Gavurkale adı verilmiştir.
Gavurkale, bir tepe üzerindeki dik kayaların güneye
bakan yüzünde yer alan; birbiri ardına yürüyen iki
tanrı, karşılarında oturan bir tanrıça kabartması ve
bu kayalığın çevresindeki iri bloklardan oluşan
duvarlar ile dikkati çekmiştir. Söz konusu kaya
kabartmaları Hititlere özgü eserlerden olup,
Anadolu'nun değişik yerlerinde bulunan benzer
anıtlardan sadece birisidir.
Yapılan çeşitli araştırmalar sonucunda buranın
surlarla çevrili önemli bir merkez olduğu
anlaşılmıştır. Önceleri yalnızca Hititlerin ibadet
yeri olarak bilinen Gavurkale' de önemli Frig
yerleşiminin olduğu da anlaşılmış, burası 1930
yılındaki çalışmalar sırasında bizzat Atatürk
tarafından ziyaret edilmiştir. Daha sonraki yıllarda
çevresinde çeşitli yüzey araştırmaları yapılmış olan
Gavurkale'de 1998 yılında Anadolu Medeniyetleri
Müzesi Başkanlığında kazı çalışmalarına da
başlanmıştır.
Karalar Köyü Örenyeri - Ankara/Kazan
Karahöyük Harabesi - Hacıtuğrul Köyü
Etnografya Müzesi
Ogüst Mabedi - Ankara/Altındağ
Ahlatlıbel :
Ahlatlıbel, Ankara'nın 14 kilometre güneybatısında
Taşpınar Köyü - Gavurkale -Haymana eski yolu
üzerindedir. Ankara'ya çok yakın olan bu Eski Tunç
Çağı istasyonu Anadolu için önemli bir düz yerleşme
birimidir.
Bitik :
Bitik Höyüğü Ankara'nın 42 kilometre
kuzeybatısındadır. Yukarıdan aşağıya doğru M.Ö. V.
yüzyılda başlayan bir Klasik Çağ iskânı ile kalın
bir Eski Tunç Çağ iskânı meydana çıkarılmıştır.
Bitik' teki Eski Tunç Çağı kalıntıları bölgenin Doğu
ve Batı Anadolu ile ilgisini belgeler.
Etiyokuşu :
Ankara'nın 5 kilometre kuzeyinde, Çubuk Çayı
kıyısındadır. Buradaki kazı Prof. Şevket Aziz Kansu
tarafından 1937 yılında Türk Tarih Kurumu adına
yapılmıştır. En alt katta Eski Taş Devri tipte
aletler ele geçmiştir. Onun üstündeki Eski Tunç Çağı
kültürü Ahlatlıbel kültürü ile benzerlik gösterir.
En üstte ise çeşitli devirlere ait büyük bir sarayın
kalıntılarına rastlanmıştır.
Augustus Tapınağı :
Ulus'ta Hacı Bayram Cami bitişiğindedir. M.Ö. II.
yüzyılda Frigya Tanrıçası Men adına yapılmış olan
tapınak zamanla yıkılmıştır. Bugün kalıntıları
bulunan tapınak ise son Galat Hükümdarı Amintos'un
oğlu Kral Pylamenes tarafından Roma İmparatoru
Augustus adına bir bağlılık nişanesi olmak üzere
yaptırılmıştır.
Bizanslılar zamanında çeşitli eklemeler yapılıp,
pencereler açılarak kilise haline getirilmiştir.
Etrafı dört sütunla kuşatılmış dört duvar halindedir.
Etrafını çevreleyen uzunluğuna on beşer, enine
altışar adet kırk iki, tapınağın kapısı önünde dört,
arkada iki adet sütunun yerleri bulunmaktadır.
Yalnız iki yan duvarı ile kenarları işlemeli olan
kapı kısmı eski hali ile ayakta durmaktadır. Aslı
Roma Tapınağında bulunan ve Augustus'un başardığı
işleri gösteren vasiyetnamesi bir yazıt ile bu
tapınağın türbeye bitişik duvarına konulmuştur.
Julianus Sütunu :
Defterdarlık ve valilik binası arasındaki havuzun
kenarında bulunmaktadır. Hiçbir yazıtı yoktur.
Gövdesinde birçok halka olup, yüksekliği on beş
metre kadardır. Sütunun İmparator Julianus' un (M.S.
361
Ankara Roma Tiyatrosu :
Hisar Caddesi ile Pınar Sokak arasında yer alır. İlk
defa 1982 yılı sonunda bulunmuş, kurtarma kazılarına
15 Mart 1983'te Müzeler Genel Müdürlüğünce
başlanmıştır. Anadolu Medeniyetleri Müzesi Müdürlüğü
de kazılan 1986 yılı sonuna kadar sürdürmüştür.
Sonuçta M.S. II. asrın başına tarihlenen tipik bir
Roma Tiyatrosunun kalıntıları çıkarılmıştır. Bunlar
arasında tonozlu parados binaları, döşemeli orkestra,
seyirci oturma yerleri (kavea), sahne odası (scene)'ndan
artakalan temel ve duvarların yanı sıra birçok
heykel ve parçalan bulunmuştur.
Akköprü :
Varlık Mahallesi önünde ve Ankara Çayı üzerinde olup,
Ankara'nın en eski köprüsüdür. 1222 yılında Selçuklu
Hükümdarı I. Alaaddin Keykubat tarafından Ankara
Valisi Kızılbey zamanında yaptırılmıştır.